Neden Proofsender?
Sahte fatura dolandırıcılığında bir e-posta her açıdan gerçek görünebilir. Gönderen adresi tanıdıktır, yazışma doğaldır, fatura olması gerektiği gibidir. Bazen değişen tek şey faturadaki IBAN'dır.
Şubat 2026'da haberlere yansıyan bir olayda, bir şirketin muhasebe departmanı tedarikçi temsilcisinin kopyalanmış e-posta adresinden gönderilen sahte bir faturaya 870.500 euro ödeme yaptı.
Bu tür olaylar üzerine 100 firmanın e-posta güvenlik ayarlarını inceledim. Yalnızca sekizinin kendi adlarına gönderilen sahte e-postaları engellemeye yönelik gerekli yapılandırmalara sahip olduğunu gördüm.
Bu tablo bana önemli bir şeyi gösterdi: E-posta dolandırıcılığı yalnızca büyük şirketlerin değil, her ölçekte işletmenin karşı karşıya olduğu bir risk.
Proofsender'ı bu açığı kapatmak için geliştiriyorum. Amacım, sahte faturaları, kimlik taklitlerini ve oltalama girişimlerini ödeme ya da tıklama gerçekleşmeden önce fark edilebilir hâle getirmek.
Bu nedenle Proofsender'ı geliştirirken beta sürecini özellikle önemsiyorum. Ürünü kullanan her firmayla birebir çalışıyor, karşılaştıkları sorunları, yanlış tespitleri ve gözden kaçan tehditleri doğrudan değerlendiriyorum.
Çünkü iyi bir güvenlik ürünü yalnızca geliştirilerek değil, gerçek kullanımda sınanarak ortaya çıkar.